Duygulu Mesajlar

Bu sayfada en güzel 2017 Duygulu Mesajlar, En anlamlı Duygulu Mesajlar, Kısa Duygulu Mesajlar ve Yeni Duygulu Mesajlar yer almaktadır.
Sizde bu sayfaya mesaj eklemek istiyorsanız aşağıdaki yorum bölümünü kullanabilirsiniz. 


Benden su katılmamış şiirler istiyorsun. Kalem mi yazıyor sandın? Ben harfleri denizlerden söküp tek tek, gözlerimden süzüyorum. Göremiyorsun.

Aşık gibi sevmezsen kardeş gibi sev beni demiştim; sen de öyle sevdin. Bu aşkın Habil’i ben oldum Kabil’i sen!

Aşktı o. Değiştiren tüm gecelerimi. Aşktı o. Beni durup yenileyen. Oydu. Duygulu yapan hoyrat ellerimi. Oydu. Dolu dizgin gidişime dur diyen.

Aynada gördüğüm yüzün, dudağı gam, gözleri hüzün. Ben geceye hapsolmuşum, adı var kendi yok gündüzün.

Beynimde cevabı ölüm olan bir soru; aşk yalan ise, yüreğimdeki acı niye gerçek?

Sana öyle bir yar olurum ki, bana bin defa aşık olursun. Senden öyle bir ayrılırım ki kendini bin defa gömülmüş bulursun.

Boğazıma takıldı sevdan. 3 kere sırtıma vur helal de; Alışık değilim harama, ondan olacak herhalde.

Kirli bir çocuk yüzüyüm kapında; ama dünyanın en temiz gözleriyle bakıyorum sana. Şeker değil istediğim, yüreğini koy avuçlarıma.

Kuşlara benzer kelimeler, odana dolarlar bir akşam. Nereden gelirler bilinmez. Kâh çığlık çığlığadırlar, kâh sesleri işitilmez.

Öğretmenim, alfabeyi say, dedi. Saydım. Derin bir bakış attı bana. O nerde, dedi. ‘O’ artık ‘Ö’ldü öğretmenim.

İnsan gerçekten tamamen unutamıyor eskiyi. Mutlaka taşıyorsun yanında ona dair bir şeyi. Aklında adını, kıçında yediğin tekmeyi!

Unutmak gerekiyormuş unutulma pahasına, zaman değilmiş gideni getiren, aslında zamanmış var olanı götüren.

Hayatın matematiğinin farklı olduğu hep sonradan anlaşılıyor. Ve anlıyor ki insan; değer vermek yalnızca matematikte işe yarıyor.

Senin, çelme taktığın yerden başlıyorum hayata. Varsın yara bere içinde olsun dizlerim, yüreğim kadar acımaz nasıl olsa.

Aslında suçum yok inanın bana hakim bey, bende yakmak istemezdim bu şehri, ama ne yapayım, üşümüşse sevdiğimin elleri.

Ey gönül! Şimdi sorarım sana, hangi aşk daha büyüktür? Anlatılarak dile düşen mi? Anlatılmayıp yürek deşen mi?

Bir gün bir köşede sızıp kalırsam, el tanımasa da sen tanır mısın? Sorsalar sana kim bu diye, bakıp yaptığından utanır mısın?

Ateşim sen ol yanması benden, kaderim sen ol çekmesi benden, kurşunum sen ol sıkması benden, Azrailim sen ol ölmesi benden.



Öyle sevdim ki seni kime anlattıysam yerinde olmak istedi.

Mehtaplar kadar serin, denizler kadar derin, senin en güzel yerin, bana bakan gözlerin.

Bazen insan öyle özlenir ki özlenen bile yokluğundan utanır.

Öyle yoruluyorum ki bazen hayattan. Kapayınca gözlerimi, bir daha açasım gelmiyor inan!

Aynı dili konuşanlar değil; aynı duyguyu paylaşanlar anlaşılabilir. Mevlana

Sen içinden de olsa seni seviyorum de, fazlasında gözüm yok. Kulaklarım çınlasın yeter.

Duygular asla kendi eceli ile ölmez, mutlaka bir katili vardır.

Yalnızlık, zannetmeyin ki kimsesiz olmaktır. Asıl yalnızlık kimsen var iken kimsesiz kalmaktır.

Ben renklerin en siyahını hak ettim mi. O kadar beyaz severken seni.

İnsanın kalbi engelli olmasın. Zira bizi insan yapan kolumuz, bacağımız değil kalbimizdir.

Düşünsene bir gün beni soruyorsun, aldığın cevap başın sağolsun.

Sen aslında gitmedin öyle değil mi? Eskisi gibiyiz hala, hala çocuklar gibi; her şey şakacıktan.

Sefaletimin nedeni yok’sulluk değil, yoksun’luk.

Ya sevmelisin adam gibi rol yapmadan, yada gitmelisin bu şehir bir intihara sahne olmadan.

Başıma bela olduğun günden beri hep söylerim, Allah belamı versin!

Susmak yorucu bir lisan. Ama taştan soğuk gözlerine anlam yüklemeye gücüm kalmadı artık.

Bugüne kadar hiç akıllıca bir şey yapmadım, seni bile deli gibi sevdim.

Çok gördük dışı doublex, içi bodrum katı aşkları. Ben müstakil yalnızlığımla mutluyum.

Sevmek zor iş, ne maaşı var ne sigortası, bir ayrılığı var bir de gözyaşı.

Ah be sevgili! Slow müzik tadındaydı beraberliğimiz, gidişin remix’li oldu; kop’tun gidiyorsun.

Ülkenin farklı şehirleriydik. Ben sürgün yeri, sen başkent.

Şimdi kelebeğin kanatlarında yazılı adın, dokunsan silinecek; dokunmasan ölecek.

İsyan sende başlardı, cezasını çekmek bana kalırdı.

Kursak diye bir yer var. Heveslerim, hayallerim, sevdiklerim, dostluklarım. Hepsi orada.

Susmak yaksa da içimi, hiç karartmadım yüreğimi.

Sığmadın içime sevgili, bu yürek, bu şehir ve özünü bulduğun şu garip sevda sana dar geldi.

Benden seni seviyorum dememi bekleme sevgili. Bizde zikir sessiz çekilir.

Eş olan, aşka eştir. “Eş” değer, nefesten ötedir. Ötemde özüm var, özüm nefesin ötesinden ötedir..

Keşkelerim var belki ama üzmedim kimseyi.

Ben özgürlüğüne düşkün bir insanım ama kapatırsan beni sol göğsünün kafesine, sesimi bile çıkarmayacağım.

Hayatım desen ömrüm uzardı, şimdi dilime adın değse midem bulanıyor..

Seçtiğin yolda sana mutluluklar diliyorum. Unutmak alışmaktır. Unutursun demiyorum. Ama alışacaksın biliyorum.

Bakmayın öyle tabii ki de ağlamıyorum, giden sevgilinin ardından su döküyorum.

Nedir bilemiyorum; sana bakınca kendimi görüyorum, sana gelirken kendimden gidiyorum; ve senden giderken kendime gelemiyorum.

Mutlu olmanı istesemde, bir başkasının senin içini ısıtacağını bilmek. Benim hep içimi üşütücek.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir